şimdiki arap tolumunun en kısa zamanda öğrenmesi gereken önerme.
duş alırken motoru bozduğunu farkeden elemanın sürekli gaz çıkarması ve tam boy abdesti aldığı sırada bu eylemin sürekli gerçekleşmesi, sürekli abdest almak zorunda kalması ve sürekli gaz çıkarırken dayanamayıp tamamen çıkarması sonucunda iyice imandan çıkmasıyla son bulabilecek durum.
40 yılda bir hakan şükür.
sözlüğün şimdilik efsanesi haline gelmiş gün, bir çok açıdan hitlerin yaşandığı gün, nazar değmez inşallah.
nedim malik adındaki kurtlar vadisi karakteri bir dönem piyasadaki bütün karaparaları akladığı söylenen nesim malkiyi canlandırdığı söylenir.
aynı zaman gülümse kafa atarım bak tehditini doğururcasına insanı her konulduğu yerde zorunlu olarak gülmeye sevk edecek kısaltma.
hala devam etmekte olan istanbul derbisi, beşiktaş derbiyi kazanmaya çok yakın gözükmekte.
türkiyede değil de bu yetenekleri ile amerikada doğmuş olsaydı şimdiye en az iki tane oscarı vardı bu usta oyuncunun ancak iyiki de türkiyede doğmuş, iyiki de bizden biri ve gurur duyduğumuz birisi.
bir tür kriptodur. ikinci dünya savaşı sırasında almanların kripto olarak kullandığı kelimeciktir, bunu çözebilmek için ingilizler özel kripto kırıcılar yetiştirmiştir.
işadamı kadir hasın eğitime katkılarından biri daha, selimpaşa ve cibalide iki tane kampüsü bulunan üniversite. cibalideki kampüsü osmanlı zamanından kalma eski bir yapı ve son derece güzel restore edilmiştir. eğitim konusunda da bir çok bölümde üst düzeydedir özellikle de bilgisayar programcılığı veya bilgisayar mühendisliği bölümleri çokça tutulmaktadır. özel üniversiteler içinde en çok burs veren üniversitedir, çok fazla zam yapmaz eğitimi ön planda tutar.
kaval çalan mı bebeemmm?
bir zamanların en güzel arabasıdır belki de, 2000 motor gücündeydi ve son derece süratliydi.
kendisi zengin bir iş adamıydı aslında ve büyük patronlarla da arası çok iyidir. recep tayyip erdoğan seçilmeden önce büyük patronlarla arasını onun yaptığı söylenir hatta rte seçimlerden önce özel bir helikopterle bozüyük’e gidip orda üç büyük banka sahibiyle kapalı kapılar ardında görüşmesini onun sağladığı söylenir. bir garip adamdır kendisi iş konusunda ne kadar uzmandır bilemem belki de gayet başarılıdır ama siyasetten oldukça uzak durması gerekir, meslek hayatını daha iyi yapabilmek için siyasetle alakalıysa en üst düzeylerde biraz zor olacaktır tabi uzaklaşması.
her ne kadar ideolojisi veya bazı görüşleri beğenilmese de ya da bazı çevreler tarafından benimsenmese de mhpnin o eski maganda havasını ve insanları tiksindiren imajını yoketmeyi becermiştir bu da bir parti açısından güzel bir olaydır. muhalefetini de düzgünce yapmaktadır.
hz.muhammed’i neye göre eleştireceğiz ki? hz.muhammed inananlara göre -ki bende bir inananım- allah’tan aldığı emirleri uygulamıştır yani kendisi özel olarak bir düşünce tarzı ve olay ortaya koymamıştır, ortaya koyduğu tanrı’dan aldığı vahiyler yoluyla gelen ve tüm insanlığın kavraması gereken mesajlardır. bunlar belki hz.peygameber’in aklından geçen şeylerdi ama bunları o ortaya çıkarmadı ki. bu anlamda hz.muhammed’i eleştirmek bir anlamda tanrı’yı eleştirmektir.
herkesin böyle bir eleştiri lüksüne sahip olduğuna inanıyorum insan olduğundan ötürü ve düşünen bir varlık olduğundan dolayı ancak bu eleştiri lüksü insanın kendi içdünyasında olmalıdır bu dışarı vurulursa başkalarının inançlarına saygısızlığa kadar gider.
atatürk ile hz.peygamber ne zamandan beri aynı kefeye konur oldu onu hiç anlayabilmiş değilim, biri tamamen teolojik yani dinle alakalı ve dinsel bir durum ve işin içinde nakli bilimler var. diğerinde ise tamamen bilimsel, akli bilimleri esas alan bir ideoloji var ki aynı zamanda tüm inançlara da laiklikle birlikte saygı duymaktadır. ikisi farklıdır aynı kefeye konulamaz, tek benzerlikleri de ikisi de yaşadıkları dönemin en büyük adamlarıydılar. birisi neredeyse 1400 senedir gelen bir inancı son derece güzelce insanlığa anlatmıştır barışın insanı olmuştur, diğeriyse neredeyse 100 yılı bulacak ve ebediyete kadar sürecek olan bir yapıyı kurmuştur ve son derece barışçıl ilkeleri benimsemiştir ki nitekim doğumunun yüzüncü yılında 1981’de mustafa kemal unesco tarafından dünyadaki barışın esas mimarı diye ilan edilmiştir.
hz.muhammed eleştirilmez diye bir şey yoktur ki onu eleştirmek tanrı’yı eleştirmektir ancak bu kişinin iç dünyasında olmalıdır ki bu da laiklik ilkesidir zaten. atatürk’te eleştirilemez diye bir şey yok eğer eleştirilebilecek yanını bulabilirseniz eleştirebilirsiniz.
herkesin böyle bir eleştiri lüksüne sahip olduğuna inanıyorum insan olduğundan ötürü ve düşünen bir varlık olduğundan dolayı ancak bu eleştiri lüksü insanın kendi içdünyasında olmalıdır bu dışarı vurulursa başkalarının inançlarına saygısızlığa kadar gider.
atatürk ile hz.peygamber ne zamandan beri aynı kefeye konur oldu onu hiç anlayabilmiş değilim, biri tamamen teolojik yani dinle alakalı ve dinsel bir durum ve işin içinde nakli bilimler var. diğerinde ise tamamen bilimsel, akli bilimleri esas alan bir ideoloji var ki aynı zamanda tüm inançlara da laiklikle birlikte saygı duymaktadır. ikisi farklıdır aynı kefeye konulamaz, tek benzerlikleri de ikisi de yaşadıkları dönemin en büyük adamlarıydılar. birisi neredeyse 1400 senedir gelen bir inancı son derece güzelce insanlığa anlatmıştır barışın insanı olmuştur, diğeriyse neredeyse 100 yılı bulacak ve ebediyete kadar sürecek olan bir yapıyı kurmuştur ve son derece barışçıl ilkeleri benimsemiştir ki nitekim doğumunun yüzüncü yılında 1981’de mustafa kemal unesco tarafından dünyadaki barışın esas mimarı diye ilan edilmiştir.
hz.muhammed eleştirilmez diye bir şey yoktur ki onu eleştirmek tanrı’yı eleştirmektir ancak bu kişinin iç dünyasında olmalıdır ki bu da laiklik ilkesidir zaten. atatürk’te eleştirilemez diye bir şey yok eğer eleştirilebilecek yanını bulabilirseniz eleştirebilirsiniz.
(bkz: testere necmi)
türk gençlerindeki bu abazalık devam ederse yakında bir çok delikanlının erken yaşta prostat olmasına sebebiyet verecek şey. eşsiz cinsellik bir nevi, bir an önce eşli cinselliğe geçmelidir gençliğimiz.
yeni bir kitap çıkaracağı için ona yoğunlaşmaya başlaması ve bir takım diğer ek işlerinden ötürü kanalturkteki anahaber bülteni sunuculuğu bırakmış kişidir. kendisine pek bir alışmıştık her akşam ama olsun artık ceviz kabuğu ile idare edeceğiz.
"sen artık ellerin olduktan sonra neyleyim bu aşkı al yere batsın, tüm hayallerim solduktan sonra kader yere batsın kul yere batsın!" nakaratı dinleyerekten sağlam bir gaza gelinip nikah salonunu basmaya neden olacak hadisedir. "yakarımm ulan bu salonuuu yakarım" naralarıyla nikahı engelleyip sevgiliyi kaçırmak gerekir.
-top oynarken etraftaki evlerin camlarını indirme
-9 aylık
-kavga etme
-apartmanlardaki tüm zillere basıp basıp kaçma
-9 aylık
-kavga etme
-apartmanlardaki tüm zillere basıp basıp kaçma
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?