faturası-aidatı olmayan, 24 saat sıcak su, üç öğün güzel yemekler, temiz çamaşırlar-bulaşıklarve bolca sevgi, ilgi bulunan yerdir. kıymeti bilinmelidir, içindeki kıymetli ebeveynlerle birlikte...
israil’de yayımlanan maariv gazetesi, abd ve diğer batılı ülkeler iran’ın nükleer programını diplomatik yollarla durdurmakta başarılı olsun ya da olmasın veya abd iran’a saldırı düzenlemeye karar versin ya da vermesin, israil yönetiminin bağımsız bir askeri saldırı için hazırlık yapmaya başladığını yazdı.
maariv’in haberine göre, kısa süre önce israil işçi partisi’nden ayrılan kıdemli milletvekili ephrahim sneh, abd’nin yeni başkan adayları john mccain ve barack obama’ya mesaj göndererek, “iran’ın nükleer silah elde etmek üzere olduğu anlaşılınca, israil’in bunu önlemek için bir askeri saldırı düzenlemeyi ciddi olarak değerlendireceğini” belirtti.
sneh, mesajda, “kudüs’te, nükleer bir iran’la herhangi bir şekilde uzlaşacak bir hükümet yok” dedi. sneh, iki başkan adayına, iran’ın nükleer amaçlarının önlenmesi için “gerçek” yaptırımlar uygulanması çağrısı yaptı ancak bu “fırsat penceresinin” 1.5-2 yıl boyunca açık kalabileceğini belirtti.
sneh geçen hafta da, iran’da doğalgaz ve petrol alanında yatırım yapacaklarını açıklayan isviçre ve avusturya’ya giderek iran’a karşı lobi yaptı. bu ülkelerde görüştüğü yetkililerin iran’daki yatırımlarını anlattıklarında sneh’in, israil hava kuvvetleri komutanı tümgeneral ido nehushtan’ı kastederek, “çok yazık, çünkü ido buraları yakacak” dediği ve iran’a yatırım yapmanın çok riskli olduğunu söylediği belirtildi. jerusalem post gazetesi de, israil’in iran’a olası bir saldırıda irak hava sahasını kullanmak için abd’den henüz izin alamadığını, amerikalı yetkililerin israil’e erken uyarı radar sistemini kullanma yetkisi verme teklifinde bulunduğunu yazdı.
vatan haberi
maariv’in haberine göre, kısa süre önce israil işçi partisi’nden ayrılan kıdemli milletvekili ephrahim sneh, abd’nin yeni başkan adayları john mccain ve barack obama’ya mesaj göndererek, “iran’ın nükleer silah elde etmek üzere olduğu anlaşılınca, israil’in bunu önlemek için bir askeri saldırı düzenlemeyi ciddi olarak değerlendireceğini” belirtti.
sneh, mesajda, “kudüs’te, nükleer bir iran’la herhangi bir şekilde uzlaşacak bir hükümet yok” dedi. sneh, iki başkan adayına, iran’ın nükleer amaçlarının önlenmesi için “gerçek” yaptırımlar uygulanması çağrısı yaptı ancak bu “fırsat penceresinin” 1.5-2 yıl boyunca açık kalabileceğini belirtti.
sneh geçen hafta da, iran’da doğalgaz ve petrol alanında yatırım yapacaklarını açıklayan isviçre ve avusturya’ya giderek iran’a karşı lobi yaptı. bu ülkelerde görüştüğü yetkililerin iran’daki yatırımlarını anlattıklarında sneh’in, israil hava kuvvetleri komutanı tümgeneral ido nehushtan’ı kastederek, “çok yazık, çünkü ido buraları yakacak” dediği ve iran’a yatırım yapmanın çok riskli olduğunu söylediği belirtildi. jerusalem post gazetesi de, israil’in iran’a olası bir saldırıda irak hava sahasını kullanmak için abd’den henüz izin alamadığını, amerikalı yetkililerin israil’e erken uyarı radar sistemini kullanma yetkisi verme teklifinde bulunduğunu yazdı.
vatan haberi
rusyanın geliştirdiği, batılı ülkeleri korkutan hava savunma(?) sistemi. aynı anda 100 hedefe kilitlenebilen füzeler, 75 milden bir uçağı vurabiliyor. bu sistemi edinen ülkeler hava savunmalarını önemli ölçüde sağlıyor.
birkaç yıl önce güney kıbrıs yönetiminin satın aldığı füze sistemi, türkiyenin "savaş sebebi" sayması nedeniyle kıbrısa yerleştirilmeden yunanistana taşındı.
gürcistan gerginliği nedeniyle batının hedefi haline gelen rusya irana bu füzelerden satabileceğinin sinyalini verince israil, gürcistana askeri yardımı hemen kesti.
türkiye de 3 yıl içerisinde özellikle istanbul ve ankarayı bir füze savunma sistemiyle korumak için ihale açmak üzere ve en büyük aday da rusyanın s 300leri.
birkaç yıl önce güney kıbrıs yönetiminin satın aldığı füze sistemi, türkiyenin "savaş sebebi" sayması nedeniyle kıbrısa yerleştirilmeden yunanistana taşındı.
gürcistan gerginliği nedeniyle batının hedefi haline gelen rusya irana bu füzelerden satabileceğinin sinyalini verince israil, gürcistana askeri yardımı hemen kesti.
türkiye de 3 yıl içerisinde özellikle istanbul ve ankarayı bir füze savunma sistemiyle korumak için ihale açmak üzere ve en büyük aday da rusyanın s 300leri.
bu aralar, en yakın arkadaşları (polis) korumalarıymış.
tam adı, bank pozitif kredi ve kalkınma bankası olan; 2002 yılında tmsfden satın alınan toprak yatırım bankasının, bir iki isim değişikliğin ardından dönüştüğü kurumdur.
israilin en büyük bankası bank hapoalim b.m.nin %65 oranında ortak olduğu bankadır.
2007de kazakistandaki "jsc bankpozitiv" ( eski adıyla "demir kazakhstan bank jsc") nin hisselerinin %100ünü satın almıştır.
http://www.bankpozitif.com.tr
israilin en büyük bankası bank hapoalim b.m.nin %65 oranında ortak olduğu bankadır.
2007de kazakistandaki "jsc bankpozitiv" ( eski adıyla "demir kazakhstan bank jsc") nin hisselerinin %100ünü satın almıştır.
http://www.bankpozitif.com.tr
soy ağacının başlangıcı konusunda emin olamayan kişinin gerçekleştirdiği eylemdir.
#810043
#810043
çok rahat kullanılabilecek etiketlerdendir. bolca da kullanılır zaten. bir espri olarak:
vatan gazetesi
satılmıştır
-ne diyorsun?
aydın doğan’a
-hııı
...
kanal turk
satılmıştır
-sen!..
+bugüne kadar (aslında hala) küfrettikleri bir düşünceye mensup kişiye!
-...
vatan gazetesi
satılmıştır
-ne diyorsun?
aydın doğan’a
-hııı
...
kanal turk
satılmıştır
-sen!..
+bugüne kadar (aslında hala) küfrettikleri bir düşünceye mensup kişiye!
-...
öbür kişiliğin de aynı cinsiyetten olma ihtimali gözönüne alındığında, bir defadan fazla yapılmaması gereken eylemdir.
ada müziğinin en önemli seslerinden. blue cafe şarkısı eserlerinin en beğenilenidir.
ara ara, bir umut tıkladığımız, lakin sürekli o yazıyla karşılaştığımız adeta yalan olmuş sitedir. yine girebiliyor, istediğimizi izleyebiliyor olsak da, gerçek tadını vermeyen sitedir.
o güne kadar 3-4 bira, bir iki votka içmiş acemi kişinin... yine bir biranın ardından "hadi bir de onu deneyelim" deyip, çerez eşliğinde kafasını dumanlandıran; görüntüleri donarak izlemesine, sanki bir kuyunun içinden konuşuyor, sesleri suyun geçiyormuş gibi hissetmesine sebep olan içkidir.
kısacık çarşı izninde, muhabbeti hiç de çekilmeyen zoraki badiyle içilmemesi gereken içkidir.
kısacık çarşı izninde, muhabbeti hiç de çekilmeyen zoraki badiyle içilmemesi gereken içkidir.
agabeyi öcal ile birlikte ilginç isme sahip kişilerdir. hıncal ve öcal. neydi bu hınç, neydi öc merak ettim doğrusu.
babası oto sanayide esnafmış. şu anda durum nedir bilmiyoruz tabii de, şunu öğreniyoruz: tüm o beyaz türk, entellektüel pozların altında bir esnaf çocuğu var. utanılacak, ayıp birşey mi bu? tam tersine gurur duyulacak birşey. ama soy ağacı düklere, baronlara, kontlara dayanır gibi o şekiller de neyin nesi? ne kadar iğreti durduğunun farkında değil mi?
bir zamanlar çete halinde aşağıladıkları durmuş yılmaz’ın merkez bankası’na başkan olmasını önleyemediler, sırf evinin kapısının önünde çıkarılmış ayakkabıların verdiği görüntü yüzünden. bu kadar işte çağdaşlık, insan hakları, medeniyet, görgü, kültür... herşey buraya kadar. yaşam tarzımı savunuyorum deyip, bir başkasının yaşam tarzını aşağılamalar... şimdilerde durmuş yılmaz hakkında yazmıyorlar. hükümetle atıştığından, ekonomik görüşleri aynı olmadığından, merkez bankası’nın istanbul’a taşınmasına karşı çıktığından...
o kadar etkili olmuştu ki "bu adam mı merkez bankası başkanı olacak" geyikleri; lehçesiyle, giyimiyle, kültürü ve yaşantısıyla tüm bu kendini beğenmişlerin geyik konusu olabilecek bir sıradan adam dahi:"şu adamın tipine bak, hiç merkez bankası başkanı olabilecek tipi var mı?" diyordu yanındakine.
bazıları aynaya bakmayı sevmiyor demekki.
bir zamanlar çete halinde aşağıladıkları durmuş yılmaz’ın merkez bankası’na başkan olmasını önleyemediler, sırf evinin kapısının önünde çıkarılmış ayakkabıların verdiği görüntü yüzünden. bu kadar işte çağdaşlık, insan hakları, medeniyet, görgü, kültür... herşey buraya kadar. yaşam tarzımı savunuyorum deyip, bir başkasının yaşam tarzını aşağılamalar... şimdilerde durmuş yılmaz hakkında yazmıyorlar. hükümetle atıştığından, ekonomik görüşleri aynı olmadığından, merkez bankası’nın istanbul’a taşınmasına karşı çıktığından...
o kadar etkili olmuştu ki "bu adam mı merkez bankası başkanı olacak" geyikleri; lehçesiyle, giyimiyle, kültürü ve yaşantısıyla tüm bu kendini beğenmişlerin geyik konusu olabilecek bir sıradan adam dahi:"şu adamın tipine bak, hiç merkez bankası başkanı olabilecek tipi var mı?" diyordu yanındakine.
bazıları aynaya bakmayı sevmiyor demekki.
ortadoğu kökenli bir din olan yezidilik, yaratılan anlamına gelen yezda sözcüğünden türemiş. yezidilere göre adem peygamberden sonra ikinci ataları tanrı verdi anlamına gelen yezdadır. yezidiler, tanrının kendi özünden melek tavusu yarattığına, evreni biçimlendirme görevini ona verdiğine inanıyorlar. ölümden sonraki bir hayata inanmayan yezidiler, kutsal kitapları mishafı reşte yasaklandığı için marul, börülce, geyik eti, horoz eti ve balık yemiyor ve mavi renkli hiçbir şey giymiyorlar. yezidiler sonradan yezidi olunamayacağına inanırlar ve şeytanın adını ve onun adını anımsatan hiçbir sözcüğü telaffuz etmezler.
http://www.sabah.com.tr den
http://www.sabah.com.tr den
murat belgenin, pazar sabahtaki röportajından:
"... cumhurbaşkanı gül, çankayaya yerleştikten sonra, bugün köşkün konut olarak kullanılan kısmının, yani avusturyalı holzmeisterin yaptığı kısımla ilgili olarak, bazı mimarları çağırdı ve "bunu ne yapacağız?" sorusuna yöneldi. çünkü orada daha önce oturan cumhurbaşkanlarından biri, az önce anlattığım camiide olduğu gibi, iki yandaki iki balkondan birini camla kapatır gibi yapmıştı. bir başkası, kokteyllerin verildiği havuzlu bölgenin üzerini kapattırıp, orayı yüzme havuzu haline getirmişti. bunları yapanlar, kemalist, seküler cumhurbaşkanları. burası ne olacak diyen ise, cumhurbaşkanı gül. dolayısıyla türkiyede ironik, çelişkili durum arıyorsanız, bunun sonu yok. "
"... cumhurbaşkanı gül, çankayaya yerleştikten sonra, bugün köşkün konut olarak kullanılan kısmının, yani avusturyalı holzmeisterin yaptığı kısımla ilgili olarak, bazı mimarları çağırdı ve "bunu ne yapacağız?" sorusuna yöneldi. çünkü orada daha önce oturan cumhurbaşkanlarından biri, az önce anlattığım camiide olduğu gibi, iki yandaki iki balkondan birini camla kapatır gibi yapmıştı. bir başkası, kokteyllerin verildiği havuzlu bölgenin üzerini kapattırıp, orayı yüzme havuzu haline getirmişti. bunları yapanlar, kemalist, seküler cumhurbaşkanları. burası ne olacak diyen ise, cumhurbaşkanı gül. dolayısıyla türkiyede ironik, çelişkili durum arıyorsanız, bunun sonu yok. "
"isveçli yetkili lars tegenfeldt, ülkede çocuklara verilebilecek isimlerle ilgili yasağın yumuşatıldığını, ailelerin isterlerse çocuklarına bira markası ya da bir müzik grubunun adını verebileceğini belirtti. tegenfeldt, ‘günümüzde coca cola veya mc donald s gibi bir ismin olumsuz tarafı yok. 1970’lerde olabilirdi dedi.’ bununla birlikte yetkililer, çocuklara, ‘tanrı’, ‘allah’, ‘şeytan’ gibi isimlerin verilemeyeceği uyarısında bulundu."
yine yapmışlar demokratlıklarını, liberalliklerini...
yine yapmışlar demokratlıklarını, liberalliklerini...
online uyeler
benduruyorumsebagitti (4. nesil bilgic) [msg] [kim]
$u anda yonetimden
jedi,
0 moderator,
1 bot(genelde gorunmez bu),
uyelerden ise
0 gammaz,
1 bilgic,
0 comez,
uyelerden toplam 1 ki$i sozlukte at ko$turuyorlar.
ayrica
$u anda bilgi sozluku 15 ki$i okuyor.
benduruyorumsebagitti (4. nesil bilgic) [msg] [kim]
$u anda yonetimden
jedi,
0 moderator,
1 bot(genelde gorunmez bu),
uyelerden ise
0 gammaz,
1 bilgic,
0 comez,
uyelerden toplam 1 ki$i sozlukte at ko$turuyorlar.
ayrica
$u anda bilgi sozluku 15 ki$i okuyor.
yaşar nuri hocanın şahane cümlesi...
ey yaşar nuri öztürk hoca...
ey aziz insan...
her soruya "ben bunun cevabını kitaplarımda yazdım" diye cevap verebilen büyük zat...
muhteşem enaniyet abidesi...
en baba narsisistlerin bile yanına yaklaşamayacağı alçak gönüllü muhterem.
yanında zekeriya beyaz hocanın bile fazlasıyla alim kaldığı kişi...
time dergisi’nin gerçekleştirdiği “20. yüzyılın en önemli kişileri” (the most important people of 20th. century) anketinin “en önemli bilim adamları ve islahatçılar” (the most important scientists and healers) listesinde, dünya kamu oyunca belirlenmiş yüz ismin, 2001 yılı itibariyle ilk onu arasında yer alan aziz şahsiyet...
türkiyenin karadeniz bölgesi’nde doğup büyüyen allame-i cihan...
çıplak uyarıcı zat....
allah aşkına hocam bu cümleyi nasıl yazabildiniz?
hiç mi hiç yakıştıramadım size.
defalarca ve defalarca kim yazmış bu cümleyi diye baktım. acaba mehmet ali erbile ait bir söz olabilir mi, inşallah öyledir filan diye bir süre aranıp durdum.
ama mehmet ali erbil böyle şahane bir cümle kuramaz diye düşündüm.
tamam çıplak uyarıcısınız da bu işi artık iyice belden aşağıya düşürmenin alemi var mı?
bakın şu hürriyet gazetesinde yazdığınız cümleye:
"hortlamış bir sürü damat ferit ve mustafa sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor."
size hiç yakıştıramadım bu "fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor" sözlerini.
çıplak uyarıcıydınız ama işi iyice belden aşağı düşürmeye hakkınız yok!
şahane bilmem kim.
hangi muhabbetin şuuraltı ifadesi.
demek ki iş oralara kadar varmış.
valla, şahanenin de gururunu rencide edecek kaba bir savunma cümlesi bu.
böyle bir cümleyi yazabildiğinize göre gerçekten büyük kafaymışsınız.
ama şunu hatırlatırım hocam, büyüklük önemli değildir, önemli olan...
bizi atatürk ile aldatmaya çalıştığınıza göre galiba yeni kitabınızın adı "atatürk ile aldatmak" olacak!
nuh gönültaş-bugün
ey yaşar nuri öztürk hoca...
ey aziz insan...
her soruya "ben bunun cevabını kitaplarımda yazdım" diye cevap verebilen büyük zat...
muhteşem enaniyet abidesi...
en baba narsisistlerin bile yanına yaklaşamayacağı alçak gönüllü muhterem.
yanında zekeriya beyaz hocanın bile fazlasıyla alim kaldığı kişi...
time dergisi’nin gerçekleştirdiği “20. yüzyılın en önemli kişileri” (the most important people of 20th. century) anketinin “en önemli bilim adamları ve islahatçılar” (the most important scientists and healers) listesinde, dünya kamu oyunca belirlenmiş yüz ismin, 2001 yılı itibariyle ilk onu arasında yer alan aziz şahsiyet...
türkiyenin karadeniz bölgesi’nde doğup büyüyen allame-i cihan...
çıplak uyarıcı zat....
allah aşkına hocam bu cümleyi nasıl yazabildiniz?
hiç mi hiç yakıştıramadım size.
defalarca ve defalarca kim yazmış bu cümleyi diye baktım. acaba mehmet ali erbile ait bir söz olabilir mi, inşallah öyledir filan diye bir süre aranıp durdum.
ama mehmet ali erbil böyle şahane bir cümle kuramaz diye düşündüm.
tamam çıplak uyarıcısınız da bu işi artık iyice belden aşağıya düşürmenin alemi var mı?
bakın şu hürriyet gazetesinde yazdığınız cümleye:
"hortlamış bir sürü damat ferit ve mustafa sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor."
size hiç yakıştıramadım bu "fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor" sözlerini.
çıplak uyarıcıydınız ama işi iyice belden aşağı düşürmeye hakkınız yok!
şahane bilmem kim.
hangi muhabbetin şuuraltı ifadesi.
demek ki iş oralara kadar varmış.
valla, şahanenin de gururunu rencide edecek kaba bir savunma cümlesi bu.
böyle bir cümleyi yazabildiğinize göre gerçekten büyük kafaymışsınız.
ama şunu hatırlatırım hocam, büyüklük önemli değildir, önemli olan...
bizi atatürk ile aldatmaya çalıştığınıza göre galiba yeni kitabınızın adı "atatürk ile aldatmak" olacak!
nuh gönültaş-bugün
ablasıyla birlikte hacca gidecekken akp iktidara gelmiş. ablası:"sen gelme şimdi, polemik yaparlar, akp geldi, hacca gitti diye" demiş. akp iktidardan gidince gidersin demiş; doğan, bunların uzun süre gitmeyeceklerini söyleyince de "o zaman gizli git" diye cevap vermiş.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?